Yas Üzerine

3 Ağustos 2026


§

Yas, anlatsan anlaşılmayan ve aslında senin de anlaşılmayı beklemediğin bir süreç. Bu süreçte kalpte bir boşluk oluyor kapanmayacağını bildiğin. Sadece zamanla daha az dönüp içine bakacağın bir boşluk. İlk zamanlarda kalbin o boşluktan ibaretmiş gibi hissederken, bir bakmışsın artık arada sırada yanından geçtiğin bazen de başını uzatıp baktığın eski bir kuyu olmuş. Yani en azından ben böyle olacağını umut ediyorum. Bu umuda da sıkıca sarılıyorum şimdilik.
Neden kimse bahsetmedi bilmiyorum ama bir ses var yas sürecinde. Hiç beklemediğiniz, en basit anlarda size fısıldıyor. Bir alarm, bir hatırlatıcı not gibi. Şöyle diyor "Normalde şuan kucağına oturmuş, sana bakıyor olurdu. Belki sevdirirdi kendini. Ama öldü o. Yok artık ve bir daha da olmayacak." Acımasız bir ses. Tek bir kelimesiyle sizi artık çok geçmişte kalmış gibi hissettiğiniz, onunla dolu anıların olduğu bir denize fırlatıyor. Yüzemeyeceğiniz kadar yeni ve toysunuz orada. Çırpınsanız da boğulacaksınız çırpınmasanız da . Bunu çok iyi biliyorsunuz. O yüzden durmalı insan. O sesi dinlemeli, nereye götürürse orda beklemeli. İnsan gerçekten sadece durmalı. Etrafına bakıp, kulağına gelenleri dinleyip durmalı. Başka türlü olmuyor.

← yazılar